Yoksulluk, gurur ve karanlık bir fikir… Genç bir öğrencinin işlediği bir cinayet, onun iç dünyasında yavaş yavaş çözülen bir vicdanın kapılarını aralar.
Dostoyevski’nin başyapıtı Suç ve Ceza, yalnızca bir polisiyeden ibaret değildir; insan zihninin derin korkularını, büyük yalnızlığını ve adalet arayışını anlatan benzersiz bir psikolojik yolculuktur.
Gerçek ceza, insanın içinden yükselir.
Raskolnikov’un suç, pişmanlık ve kefaret arasındaki sarsıcı yürüyüşüne eşlik edin; Dostoyevski’nin sorduğu büyük soruyla karşılaşın: İnsan kendisini hangi noktada affedebilir?






