Marmara kıyısında sıradan bir gün… Ufuk çizgisi puslu, su ağır ve yorgun; rüzgârın taşıdığı koku bile uzun zamandır değişmiş gibi. Bir çocuğun masum merakıyla başlayan küçük bir karşılaşma, okuru kısa sürede daha büyük bir sorunun içine çeker: Görmezden gelmeye alıştığımız şeyler, ne zaman “normal” oldu?
Bu kısa öykü; denizin, kıyının ve gündelik hayatın ayrıntıları üzerinden, insanın doğayla kurduğu ilişkiyi sessiz ama sarsıcı bir dille sorguluyor. Az cümleyle çok şey söyleyen anlatımıyla, okurda geriye kalan duyguyu hedefliyor: rahatsız edici bir farkındalık, geç kalmış bir vicdan ve kolay unuttuğumuz bir sorumluluk hissi.






