Tolstoy’un en sarsıcı eserlerinden biri. Saygın bir yargıcın hayatı, ölümün sessizce yaklaşmasıyla paramparça olur. İvan İlyiç, ilk kez kendi hayatına dışarıdan bakar: Aldatıcı başarılar, sahte ilişkiler ve kaçırılmış bir ömür…
“Doğru yaşadım mı?” Bu soru, romanın her satırında yankılanır.
İnsan varoluşunun en derin korkularına dokunan, kısa ama çarpıcı bir yüzleşme hikâyesi. Tolstoy’un yalın ama delici diliyle, herkesin kendi hayatına çevirdiği bir ayna.






